Nasreddin Hoca, akşamdan yarının planlarını yapar ve keyifle sedirine uzanır. Bunu gören hanımı Hocam, güzel planlar yaptın ama bi inşallah demedin der. Hoca bunun üzerine, ya hatun şayet hava kötü olursa bodurumu düzelteceğim, iyi olursa tarlaya gideceğim. Eee.. bunun inşallahı maşallahı yok der..
Sabah olur, hava güneşli, güllük gülistanlık. Hadi hanım ben tarlaya gidiyorum der ve eşeğiyle yola koyulur. Ama çok fazla yol alamadan karşısına eşkıyalar çıkar ve hocaya yol sorarlar. Hoca 3–4 saatlik yolu uzun uzun tarif edince, eşkıyalar kaybolma korkusundan hocanın da onlarla gelmesini isterler. Hoca itiraz edince de bir hayli sopa atarlar. Hoca ağzı burnu kan içinde yayan yapıldak eşkıyaların önüne düşer. 5 saatlik eziyetli bir yolculuktan sonra, hocayı orada daha önceki itirazından dolayı tekrar bir posta daha döverler ve gönderiverirler. Hoca gecenin bir yarısı perişan halsiz evinin kapısına ancak gelebilir. Kapıyı çalar. Hanımı içerden kim O ...? diye selenince... Hoca hanım, hanım inşallah ben geldim der...
| < Tavuğun butu | Kim daha akıllı > |
Fikra ara
Fikra kategorileri